• Cagdas Arman Bulut

Dionysos Bira Tanrısı mıydı?


Yunan mitolojisine göre en genç tanrı olan Dionysos, medeniyet aşığı, barışın temsilcisi ve şarabın tanrısı olarak anılır. Peki öyle mi? Kayıp parçaları tamamlarsak başka bir yere varabilir miyiz, birlikte bakalım..


Mitoloji

Dionysos, Zeus ile Semele’nin çocuğudur. Kıskanç Hera, hain bir plan yaparak onun ölümüne neden olur. Semele, Dionysos’a hamile iken Hera onun aklına girerek Zeus’un tanrısal gerçek yüzünü göstermesini istemesine yol açar. Zeus, Semele’nin bu isteğini gerçekleştirmesiyle, tanrısal ihtişamı ve yakıcı ışığına dayanamayan Semele, yanarak can verir. Zeus, Semele’yi kurtaramasa da Dionysos’un bedenini asma yaprağına sarıp kendi baldırına bağlar. Doğum zamanı gelince Dionysos, babası Zeus’un baldırından tekrar doğar. Bu çeşitli tanrıların yaşamlarında olan ölme-dirilme temasıdır. Zeus, Dionysos’u koruması için onu haber tanrısı Hermes’e teslim eder. Hermes, bebek olan Dionysos’u Semele’nin kardeşi Ino’ya götürür. Ino, Dionysos’u korumak için kız giysileri giydirerek, Liknos adı verilen buğday ile samanı ayırmak için çiftçilerin kullandığı sepette saklar. Zamanla bu olayı farkeden Hera, Ino’yu delirtir ve öldürür. Hermes, Dionysos’u bu sefer nymphe ( periler) teslim eder, bu arada Zeus da Hera’nın hışmından korumak için oğlunu, oğlak suretine çevirir. Oğlak da Dionysos’u betimleyen eserlerde farklı sıfatlarından biridir aslında.. İlerleyen zamanlarda Anadolu’da başka bir isimle Bacchus adıyla insan olarak ortaya çıkar Dionysos ve bizim parçaları birleştireceğimiz kısım gelir.


Buğday, Bira, Bacchus

Dionysos diğer bir adıyla Bacchus, heykellerinde ve birçok betimlemesinde bir elinde üzüm salkımı tutarken diğer elinde arpa, buğday başağı bulunmaktadır. Bunu birçokları medeniyetin sembolü olarak algılarken başka bir kesim insanların ana besin kaynağı olarak kabul edilen buğdayın tanrısının Dionysos olduğuna inanmaktadır. Daha ileri gidersek buğdaydan üretilen unun, undan üretilen ekmeğinde tanrısıdır.Peki bu tezi savunarak devam edecek olursak, madem ekmeğin tanrısı Dionysos o zaman kendimize şunu sorabiliriz. İnsanlığın ilk besin maddesi, ezilmiş hatta un haline getirilmiş vahşi tahılların su ile karıştırılması ile ortaya çıkan sıvı ekmek (bulamaç) olduğu görüşü kabul görmektedir. Bu sıvı ekmek, doğal ortamda bulunan mayalar ile etkileşime girerek, fermente olmuş hafif ekşi bir tat ile alkol barındırmaya başlamış ve insanlar sindiremedikleri vahşi tahılları bu şekilde tüketmiştir. Bu teoride birçok otoriteye göre ilk besinin ekmek değil bira olduğunu kanıtlar.


Sabazios

Bir başka inanışa göre ise Dionysos diğer bir ismiyle Sabazios’tur. Sabazios, Friglerin tanrısı olmuş, onlara tarımı, bağ ve bahçe yetiştirmeyi, öküz kullanmayı öğretmiştir. Fakat, buğday ve arpadan ürettikleri birayı tüketen insanlar sarhoş olmakta ve kendi içlerinde kavgaya tutuşmaktadırlar. Sabazios’a barbarca bir yaşam tarzı olarak gelen bu savaşlı, bol kavgalı ve biralı hayat onu kendi ülkesine kaçmaya yöneltir. Ve her zaman aşığı olduğu barışın, medeniyetin ve bolca şarabın tanrısı olarak Yunanistan topraklarında ve Demeter ile paylaştığı tapınağında yerini alır. Demeter de yeryüzüne bereketi getiren tanrı olarak bilinir o sebeple aynı tapınağı kullanan bu iki tanrı sayesinde şarap ve ekmeğin birleştiği de mitolojide geçmektedir.


Son söz

Birçok kaynakta farklı anlatılan, kesin olmayan ve mitolojiye dayanan Dionysos’un hikayesine yukarıda baktığımız pencereden insanlığın bilinen (Göbeklitepe) tarihinden itibaren yanında bulundurduğu ilk besin kaynağı biranın Dionysos’un pek hoşlanmasa da elinin altında bulunduğunu görüyoruz.

67 görüntüleme

Yazılarımdan email ile haberdar olun.